| |
Eki 09
Alıntı: http://www.aydinmur.com/agizkokusu.html - Sayın Dr. Diş Hekimi Murat Aydın’a kıymetli makaleleri için teşekkür ederiz.
Ağız kokusunun tanımı:
Birden fazla kişi, günün her hangi bir saatinde, yakın temasa gerek olmadan, ayni bireyin ağızında çirkin koku tespit ediyorsa, ve bu durum en az birkaç ay boyunca kesintili veya kesintisiz olarak devam ediyorsa, bireyin kendisi bu çirkin kokuyu duymuyor olsa bile bu klinik tabloya ağız kokusu ismi verilir.
Ağız kokusunun bu günü:
Dünyadaki her 4 kişiden 3 tanesi ağız kokusundan şikayetçidir.
Diş fırçalamanın ağız kokusu engelleyici etkisi % 33 tür.
Dil fırçalamanın etkisi %42 dir.
Periodontitis değil gingivitis daha fazla ağız kokusu sebebidir.
Diş hekimi tarafından uygulanan diş taşı ve plak temizlemenin ağız kokusu üzerine engelleyici etkisi %26-36 arasındadır.
Tuzlu su, yeşil çay, her türlü çerez (ceviz, fıstık vs) ağız kokusunu engeller.
Yumurta ve sistein içeren besinler ağız kokusunu artırır.
Alkol ağız kokusunu artırır.
İçinde bazik madde veya alkol bulunan diş macunu, sakız, gargara ağız kokusunu artırır.
Ağız kokusu üzerine ilk tedavi reçetesi Arap yarımadasında ve Türkmen doktorlar tarafından yazılmıştır.
Bu gün dünyada ağız kokusu tedavi merkezleri açılmaktadır. Ülkemizde ise bu hastalık yok farz edilmektedir.
Halbuki ülkemizde ağız kokusu sebebiyle bir boşanma davası bile vardır (Karar: 2004 / 001542)
Ağızın kokuyor demek bir hakarettir, Ağızım kokuyor demek bir cesarettir, Ağız kokusu bir esarettir.
Ağız kokusunun özellikleri:
Ağız kokusu bireyin fiziksel, ruhsal ve mental iyilik halini bozduğu için bir hastalıktır.
Ağız kokusu infeksiyon değildir. Bulaştırılamaz, bağışıklığı yoktur.
Ağız kokusu endojendir. Vücudun içinde üretilir.
Dil sırtındaki bakteri florasının bilinen faaliyetlerinin artmasından veya sindirim veya solunum sisteminden aromatik gazların üretilerek ağızdan ihraç edilmesinden ibarettir.
Eğer birey rahatsız edici çirkin bir kokudan yakınıyor ve sosyal yaşantısını etkilediğini ifade ediyorsa, ağızında ölçülebilir seviyede çirkin kokulu gaz tespit edilmese bile bu bir ağız kokusu hastasıdır.
Her sağlıklı birey sabah uyandığında (ilk bir kaç saate kadar uzayabilen) bir süre boyunca kabul edilebilir seviyede ağız kokusu duyabilir. Bu özel durum fizyolojik kabul edilir.
Her sağlıklı bireyin ağızı, her zaman, (az veya çok) çirkin kokar. Bu koku bireyin kendisi dahil birden fazla kişinin konforunu bozduğunda hastalık başlar.
Bireyin ağızında çirkin kokulu gaz ölçülse bile, bireyin kendisi dahil birden fazla kişi tarafından algılanmıyorsa hastalık olmaktan çıkar.
50 ppb gaz konsantrasyonu, fizyolojik ve patolojik ağız kokusunun aritmetik sınırıdır. Bu sınırın altındaki koku, fizyolojiktir, tedavi edilmez.
Ağız kokusu oral mikrobiyolojinin konusudur.
Tedavisini diş hekimi yapar ve/veya planlar.
Ağız kokusunun sebepleri (/ tipleri) 5 tanedir:
Tip0
Fizyolojik ağız kokusu |
Sadece sabahları uyanıldığında duyulan koku normaldir.
Her bireyde mutlaka az veya çok miktarda bulunur.
Tedavi edilmez. Tedavi edilse bile tekrar ortaya çıkacaktır. |
| Tip1Ağız kokularının %90 dan fazlası bu tiptendir. |
Dil yüzeyi girintili ve çıkıntılıdır. Kriptaların derin çukurlarına yerleşen bakteriler, salyadan ve besinlerden gelen proteinleri uçucu kükürtlü bileşiklere parçalar.
Ağız kokusunun sebebi uçucu kükürtlü bileşiklerdir Biz bu çirkin kokulu gazlara VSB ismini verelim.
Ağız kokusuna sebep olan düzinelerce VSB gazı vardır. En sık rastlananları: hydrogen sulfide, methyl mercaptan, cadaverine, putrecine, carbon disulfide, skatole, dimethylsulfide dir.
Ayrıca bakteriler tarafından ağızda üretilen aşağıdaki kimyasal maddelerin hiç birisini koklamak istemezsiniz. Acetic, Propionic, Isobutyric, Butyric, Isovaleric, Valeric, Isocaproic, Caproic, Lactic, Succinic, Phenyl acetic asitler, bütün thioller. |
| Tip2Burun Boğaz kaynaklı koku |
Bu gurup ağız kokusu büyük ölçüde dil sırtından gelir fakat bakteri kaynağı ağızın içinde değildir, sinüsler veya tonsillerdir.
Bilhassa çocuklarda Tip 1 ile birlikte görülür. Kulak Burun Boğaz doktoru tarafından tedavi edilir |
| Tip3Sindirim kanalından gelen kokular |
Bu tip ağız kokusunda mide ile yemek borusu arasındaki kapak gevşeyerek sıvı ve gazları yemek borusu yolu ile ağıza sızdırır. Bu sızıntıyı insanlar fark etmezler. Çirkin koku mide ve barsakta sindirilemeyen besinlerden gelir. Yemek borusundan ağıza yükselir. Tedavisini dahiliye gastro servisi yapar. |
| Tip4Akciğerden gelen nefes kokusu |
Akciğerde veya alt solunum yolunda bir infeksiyon veya inflamasyon nefes kokusuna ve dolayısıyla ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diyaliz, gut ve şeker hastalarında kan gazlarındaki değişim sebebiyle nefes kokusu meydana gelir. Nefes kokusu hastaları ağız kokusu tedavisine cevap vermez. Çünkü ne koku kaynağı ağızdadır, ne ne sebebi ağızdadır. Problemin ne olduğuna bakılarak göğüs hastalıkları veya nefroloji veya metabolizma-endokrin servisi tarafından tedavi edilir. |
| Tip5Olmayan koku |

Ağzının koktuğunu zannederler. Aslında ağızda ölçülebilir hiç bir patolojik koku bulunmaz.
“Benden uzak durduklarına göre galiba benim ağızım kokuyor” düşüncesi hakimdir. Bunlar genellikle duygulu, narin, disiplinli ve içe dönük kişilik taşırlar. Şaşırtmacalı sorular ile teşhis edilirler.
Psikiyatrist iş birliği ile tedavi edilmelidir. |
Tags: Acetic, ağız kokusu, AĞIZ KOKUSU NEDİR, Butyric, cadaverine, Caproic, carbon disulfide, çirkin koku, dil fırçalama, Dil sırtı, dimethylsulfide, diş plağı, diş taşı, endojen, fizyolojik ağız kokusu, Gingivitis, hydrogen sulfide, inflamasyon, Isobutyric, Isocaproic, Isovaleric, kükürtlü bileşikler, Lactic, methyl mercaptan, oral mikrobiyoloji, patolojik ağız kokusu, Periodontitis, Phenyl acetic asitler, Propionic, putrecine, sinüsler, skatole, Succinic, thioller, tonsiller, Tuzlu su, Valeric, yakın temas, yeşil çay, Yumurta ve sistein
Eki 09
Alıntı: www.agizkokusu.net - Sayın Dr. Diş Hekimi Murat Aydın’a kıymetli makaleleri için teşekkür ederiz.
BİR AĞIZ NEDEN KOKAR?
Ağız kuruluğunda Tip 1 ağız kokusu bulunur. (Gece ağız açık yatmak, salya eksikliği, radyoterapi sonrası ve alkol alanlar vesaire..)
Ağız içerisinde bakteriler için yataklık edecek her hangi bir mikrop kaynağı varsa Tip1 koku bulunur. Bu mikrop kaynakları sıklık sırasına göre şunlar olabilir:
- Köprü gövdesinin altı
- Gingivitis
- Çürük kavitesi
- Yirmiyaş dişi kapşonu
- Ağızdaki retantif yüzeyler ve temizlenmeyen protezler
Farenjit, tonsillit, sinüzit geçirmekte olan ve geçirmiş bireylerde Tip 2 ağız kokusu bulunabilir
Postnazal akıntısı bulunan allerjik bireylerde Tip 2 ağız kokusu bulunur.
Gastroözefagiyal şfinkter dilatasyonlarında, reflu ve gastrit hastalarında Tip 3 ağız kokusu bulunur.
Sindirim enzim yetersizliklerinde Tip 3 ağız kokusu bulunur.
Asidoz, alkaloz sebebi olabilecek, kan gazlarını ve kan biyokimyasını değiştirebilecek bütün metabolik hastalıklarda (şeker, gut, nefropatiler dahil) Tip 4 ağız kokusu bulunur.
Sürekli olarak ayni besin maddesini her gün yiyenlerde Tip 3 ağız kokusu bulunabilir.
Hamilelerde Tip 4 ağız kokusu bulunur.
Sürekli ilaç kullananlarda Tip 4 ağız kokusu bulunabilir
Oruçlu olan bireylerde Tip 4 ağız kokusu bulunur
Akciğer infeksiyonlarında Tip 4 ağız kokusu bulunur
Püf noktaları:
Gingivitis ağız kokusu sebebi olabilir, fakat
Periodontitis genellikle ağız kokusu sebebi değildir.
Sigaranın ağız kokusu yaptığına dair her hangi bir delil yoktur.
Dişsizlik veya eksik dişler ağız kokusu sebebi değildir.
Tip 4 ağız kokusu = nefes kokusudur, ağızdan tedavi edilmez.
Sık sorulan sorular
Diş fıraçalamasına rağmen neden hastalarımda ağız kokusu iyileşmiyor?
Ağızda koku yayan kaynak dişler değildir. Dildir. Bu sebeple diş fırçalamanın ağızkokusu üzerine etkisi %33 civarındadır.Neden bir çok antiseptik gargara ağız kokusunu azaltmıyor ?
Çünkü firmalar gargara şişesinin içerisine alkol koyuyorlar. Alkol ağız kokusunu azdırır. Piyasamızda bir tane antiseptik alkolsüz gargara vardır.Ağız kokusunu artıran bir besin maddesi var mıdır?
Başta yumurta olmak üzere sistein içeren bütün besinler.Nane, kekik, maydanoz, karanfil benzeri bitkisel ilaçlar faydalı mıdır?
Zararsızdır.Neden Bir çok sakız ağız kokusunu gidermiyor ?
Sakız ağız kokusunu artırır. Çünkü sakızın yapısındaki tiyosülfit polimeri ağız florasındaki bakteriler tarafından parçalanıp kükürtlü bileşiklere çevrilir ve ağız kokusu sebebi olur. İçerisinde çinko bulunan sakızlar ağız kokusunu azaltır. Piyasamızda bir tane çinkolu sakız vardır.
Ağız kokusunun sebebini nasıl teşhis edebilirim?
Anamnez teşhis için fevkalade önemlidir. Olmayana ergi metodu ile her ağız kokusu tipi elimine edilir. Pantomografi, waters, periapikal röntgenler, kan biyokimyası, tükrük pHsı ve dışkı sindirim testleri gerekli olabilir. Hangi ağız kokusu tipi bulunduğu teşhis edildi ise sebebe yönelik tedavi uygulanır. Aşağıdaki kitaba göz atınız. |
Tags: ağız florası, ağız kokusu, Ağız kokusunun sebepleri, Ağız kuruluğu, ağız neden kokar, Akciğer infeksiyonları, alkaloz, Anamnez, Asidoz, çinko, Çürük kavitesi, Farenjit, gargara, Gastroözefagiyal şfinkter dilatasyonlar, Gingivitis, gut, kan biyokimyası, karanfil, Kekik, Maydanoz, Nane, nefropatiler, Pantomografi, periapikal röntgenler, Periodontitis, Postnazal, retantif yüzeyler, Sakız, şeker, sinüzit, tiyosülfit polimeri, tonsillit, tükrük pHsı, waters, Yirmiyaş dişi
Eki 09
Alıntı: www.agizkokusu.org - Sayın Dr. Diş Hekimi Murat Aydın’a kıymetli makaleleri için teşekkür ederiz.
AĞIZ KOKUSU NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Birinci adım = ağız içerisinde bakteri kaynaklarını giderip hastanın ağız hijyenini yükseltmektedir.
İkinci adım = hastanızı dil fırçasına başlatmak, çinkolu ürünleri yaklaşık 8 hafta boyunca uygulamaktır. Bu dönemde içerisinde alkol bulunmayan, antiinflamatuvar bulunmayan, antiseptik bir gargara reçete ediniz. Ayrıca içinde çinko bulunan bir gargara, sakız veya diş macunu reçete edebilirsiniz. Piyasamızda 1 (bir) tane çinkolu diş macunu, 2 (iki) tane çinkolu sakız, 0 (sıfır) tane çinkolu gargara vardır, İçinde alkol bulunmayan, antiinflamatuvar bulunmayan ve antiseptik bulunan 4 (dört) tane gargara vardır. Bu ilaçlar aşağıdaki kaynak kitapta listelenmiştir.
İyi bir ağız kokusu ürünü içerisinde1- Alkol bulunmaMalıdır
2- Çinkolu bir bileşik bulunmalıdır
3- Antiseptik bulunmalıdır
4- Eğer mümkünse sodyum klorit de bulunsa iyi olur.
5- Hafif asit olmalıdır
6- Çürük giderici bazik kimyasal maddeler bulunmaMalıdır
7. Antiinflamatuvar bulunmaMalıdır |
Üçüncü adım = 1 hafta ilaçsız bekleyip, yeniden koku varlığını değerlendirmektir.
Koku kaybolduysa tedavi bitirilir.
Koku kaybolmadıysa ileri muayene ve tedavi yapılır İleri muayene ve tedavinin nasıl yapılacağı, yaşlılarda, çocuklarda, gebelerde, ev hayvanlarında, özürlü çocuklarda, metabolik hastalıklarda farklıdır. Piyasamızdaki ve dünyadaki ağız kokusu ürünlerinin kimyasal yapıları, lazer, probiyotik ve anolit uygulamaları, örnek vakalar, kimyasal formüller aşağıdaki eserde anlatılmıştır:
AĞIZ KOKUSU NE ZAMAN TEDAVİ EDİLMEZ?
Sabah uyanır uyanmaz fizyolojik sebeplerle herkesin ağız kokar. Hastalık değildir. Tedavi etmeye çalışmayınız.
En az 2 aydan beri devam etmiyorsa ağız kokusunu tedavi etmeyniz.
Hastanız ağızını temiz tuıtmayı alışkanlık haline getirinceye kadar ağız kokusunu redavi etmeyiniz.
Hamilelerde, oruçlularda tedavi edilmesine gerek olmayabilir. Zaten geçicidir.
Sık sorulan sorular
Ağız kokusu ne zaman tedavi edilmez.
Sabah uyanır uyanmaz fizyolojik sebeplerle herkesin ağız kokar. Hastalık değildir. Tedavi etmeye çalışmayınız.
En az 2 aydan beri devam etmiyorsa ağız kokusunu tedavi etmeyniz.
Hastanız ağızını temiz tuıtmayı alışkanlık haline getirinceye kadar ağız kokusunu tedavi etmeyiniz.
Hamilelerde, oruçlularda tedavi edilmesine gerek olmayabilir. Zaten geçicidir.Ağız kokusu hastalarına yapılabilecek ilk müdahale nedir?
Ağızdaki bakteri kaynaklarını gideriniz ve dil fırçalamayı öğretiniz.
Ağız kokusu hastasına ne ilaçlar verilebilir?
Aşağıdaki ilaçlar çözüm değildir ama gerçek tedavi devam ettiği süre boyunca verilebilir.
- Çinkolu diş macunu
- Gargara 1.Alkolsüz olmalı, 2.Antiseptik olmalı 3.içinde antiinflamatuvar bulunmamalıdır
- Çinkolu sakız
- Antiseptik pastil
İlaç veremediğimiz yaşlı hastalara ilaç olmayan faydalı besinler önerebilir miyiz?
Tuzlu su, yeşil çay, her türlü çerez (ceviz, fıstık vs) ağız kokusunu engeller. İçerisinde çinko bulunan her besin maddesi verilebilir.
Ağız kokusu için hastamıza hangi diş macununu önerelim?
İçinda bazik madde veya alkol bulunan macunlar ağız kokusunu artırır. Bizim marketlerimizde sadece bir tane diş macunun yapısı ağız kokusu tedavisine uygundur. Bu macunun içinde alkol yoktur, bazik madde azdır ve ağız kokusunu iyileştiren çinko buılunur. Maalesef satılmadığı için piyasadan çekilmeye başlamıştır.
Ağız kokusu için hastamıza hangi gargarayı önerelim?
Maalesef eczanedeki pek çok gargarada alkol bulunur. Alkol ağız kokusunu artırır. Eczanelerimizde 1 (bir) tane alkolsüz gargara tespit edebildim.
Ağız kokusu için hastamıza hangi sakızı önerelim?
İçinde çinko yoksa sakız ağız kokusunu artırır. Marketlerde 2 tane çinkolu sakız bulunmaktadır.
Ağız kokusu tedavisi devam ederken hastaya perhiz verilir mi?
Yıllar boyunca hiç ara vermeden, her gün, hep ayni besinleri yiyen insanların ağızları kokabilir (Bkz Tip 3 ağız kokusu). Böyle besinler yasaklanabilir. Bunun dışında alkol kullanılması ömür boyu yasaklanmalıdır. |
Tags: Ağız hijyeni, ağız kokusu, ağız kokusu tedavisi, alkol kullanmak, anolit uygulamaları, antiinflamatuvar, antiseptik, bakteri kaynakları, bazik kimyasal, bazik kimyasal maddeler, bazik madde, çinkolu diş macunu, çinkolu sakız, çinkolu ürünler, dil fırçalama, lazer, probiyotik, sodyum klorit, Tuzlu su, yeşil çay
Ağu 12
AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI
Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.
Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.
Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.
Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.
Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.
Tags: 1. Ağız ve Diş Sağlığı, diş çürükleri, diş eti iltihabı, tükürük
Ağu 12
Diş Çürümesi
Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.
Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.
Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.
Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.
Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.
Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.
Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.
Tags: Diş Çürümesi
Ağu 12
Diş Eti Hastalıkları
Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.
Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.
Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir.
Tags: Ağız hijyeni, ağız kokusu, bademcik iltihabı, Diş Eti Hastalıkları, Diş kökü, diş minesi, diş özü, sinüzit
|
|