Penis (Kamış)

Cinsel Anatomi No Comments »

Image:Penis Anatomy.gif

Erkeklerin dölleme ve idrar boşaltma organına penis adı verilir.

I) Anatomisi (Yapısı)

Erkek idrar borusu (Ürethra masculina) sidik torbasından çıkar ve prostat içinden geçip (prostat bölümü) urojentiai diyafram denen bir bölmeyi (diyafram bölümü) aşar ve esnek kaslarla çevrilerek (kavernöz-bölüm) son bulur. Penisin asıl gövdesini, uzama ve sertleşme yeteneği olan bu kaslar meydana getirmektedir. İleri doğru uzanan gövde (Korpus penis) bir olukla kesilir ve penisin başı meydana gelir. Penisin gövdesi korona glandise (gövdeyi baştan ayıran çıkıntı) yapışık olan ince ve kaygan bir deri ile kaplanmıştır. Penisin sakin halinde koruyucu bir kılıf görevini yapan bu deri organın hemen hemen tamamını örtmektedir.

«Sünnet derisi» denen bu deri sünnette kesilip alınan kısımdır. Cinsel birleşim halinde ise uzamayı ve sertleşmeyi kolaylaştıran yedek bir kas görevi yapmaktadır Penisin gövdesi esneme ve sertleşme yeteneği olan üç ayrı kastan oluşur. Bu kaslardan ikisi (Korpora Kavernosa penis) organın alt kısmında bulunmaktadır. Onların arasında da yine esnek olan incecik bir boru geçer. Kolayca anlaşılacağı gibi bu boru idrar yolundan başka bir şey değildir (korpus kavernosum urethra). Gövdeyi meydana getiren üç kas oldukça esnek olan bir zarla kuşatılmaktadır.

İdrar borusu ise arkada testislere önde de penisin başına doğru kalınlaşır. Penisin başı alt tarafından geri doğru oyulmuş olup burada esnek kasların uçları tarafından örtülmekte ve korunmaktadır. Urojential diyaframa yuvarlak bir topaç gibi bağlı olan «bulbus», «muskulus bulbokavernosus» adı verilen kaslarla örtülüdür. Bu kaslar cinsel birleşim anında meni fışkırtmaya yararlar.

II) Fizyolojik özellikleri:

Yaptığı işler gerektiği zaman idrar boşaltmayı sağlamak ve cinsel birleşimi gerçekleştirmek (meni fışkırtmak da bunun kapsamına girer), diye ikiye ayrılabilir.

A — İdrar boşaltma işinde yalnızca bir boru görevi yapmaktadır. Penis, bu durumda hiçbir etkinliği olmayan pasif bir organdır.

B — Cinsel birleşim anında önemli fizyolojik değişimlere uğrayan penis, bu işin bir parçası gibidir. Penis olmazsa cinsel birleşim de gerçekleşemez. Bu da iki bölüme ayrılabilir:

— Yöresel uyarı sonucu ortaya çıkan hafif sertleşme.
— Cinsel birleşme isteğiyle ortaya çıkan gerçek sertleşme ve irileşme. Bunun tam anlamıyla gerçekleşmesi apış arasındaki kasların gerilerek sertleşmesine bağlıdır.

Penisin gerilmesi fiziksel ve psikolojik nedenlere dayandığı gibi kendiliğinden de ortaya çıkabilir.

1) Fiziksel nedenlere dayanan sertleşmelerde, penisin başı ve gövdesi aynı anda uyanırlar.

a) Sürtünme ise başı gövdeden d<aha fazla etkiler. Penis ancak dölyolunun kıvrımları arasında acımaz. Kupkuru bir dölyolunun içindeki sürtünme zevk verici değildir. Kıvrımları düzleşmiş bir döl yolu ise etkisiz kalır.

b) Penis gövdesinin çepeçevre sıkılması en etkili uyarım şeklidir. Elle sıkılarak ya da bacakların arasına sıkıştırılarak cinsel doyuruya erişilebilir. Bu iş dölyolunun alt kısmı tarafından yerine getirildiği zaman ileri derecede zevk vermektedir erkeğe.

c) Emmek: Bu durumda ise yalnızca penis başı ve ön kısmı sıkılmaktadır. (Dişler ve dudaklar)

d) Bunlardan başka kişinin karakterine bağlı olarak değişen türlü fiziksel uyanlar vardır.

2) Psikolojik nedenlere dayanan gerilimler: Düşünce yolu ile, erotik hayaller kurarak, baştan çıkartıcı sahneleri göz önüne getirerek sağlanan gerilim aynı zamanda fiziksel uyarı sağlar. Bu gerilim kendiliğinden çözülmez; fakat eğer erkekte cinsel birleşim için psikolojik bir hazırlık yoksa kadının bütün çabaları boşa gidecektir.

3) Penisin kendiliğinden sertleşmesi : Bu bir takım fizyolojik etkenler sonucu ortaya çıkar. Hazımsızlıktan dolayı (belden aşağıda bulunan organların kan toplaması) olabilir Uzun süre oturarak yolculuk yapanların penisleri kendiliğinden sertleşir. (Sarsıntı sonucu) Bir de sabahlan uyanırken penisin sertleşmiş olduğu görülmektedir. İdrar torbasının dolması ile ilgisi olmaksızın.

III) Görevleri (fonksiyonel anlamı):

Erkeğin cinsel yaşamını yöneten tek organ penistir. Erkeklerin kadınlarınki gibi karmaşık bir cinsel anatomisi yoktur. Penisin doğal fonksiyonları ancak cinsel birleşimde ortaya çıkarlar. Erkek çocuk cinsel amaçla ergenlikten başlayarak yaşlanıncaya d?k yararlanır penisinden. Cinsel haz duyma ve dölleme gücünü yitirmemiş olan bir çok ihtiyar vardır. Fakat bunlar da cinsel doygunluğa erişmek için ergenliğe yeni ulaşmış gençler gibi oldukça güçlük çekerler.

Penis cinsel uyarı sırasında oldukça sertleÅŸir, hele orgazm anında bu sertleÅŸme en ÅŸiddetli halini alır fakat ÅŸiddetiyle oranlı olarak da çok kısa sürer. Biricik cinsel organ olan penisin yitirilmesi korkunç üzüntülere yol açmaktadır. İlkel topluluklarda örtülen tek organ penisti. ErkeÄŸin yaratılışında cinsel organını gizleme eÄŸilimi olmakla birlikte, bunun kıskançlıklar ve fekabet sonucu doÄŸan hadım edilme korkusundan ileri geldiÄŸi bilinmektedir. Çünkü eskiden zina ve ırza geçme suçları için uygulanan en geçerli ceza hadım edilmekti. Kuzey Afrika’da erkeklerin kıskançlık ve rekabet yüzünden birbirlerini hadım etmeleri binlerce yıldan beri süregelen kötü bir gelenektir. Eski Mısırlılar da düşmanlarını öldürdükten sonra cinsel organlarını ve saÄŸ ellerini keserlerdi.

Anlayışlardaki değişiklik ve uygarlaşma sonucu insanlar bu gibi konularda kendi işlerini kendileri görmektense kanunî yollara başvurmayı tercih etmeye başladılar.

Bazı sinir hastaları kadının döl organı karşısında hadım edilme korkusuna ya da ölüm korkusuna benzeyen bir korku duyarlar. Penislerinin kendilerine yabancı olan kadının döl organı tarafından yutulabilme düşüncesi onlarda panik ve korku doğurur. Erkeğin cinsel birleşimden «zevk alması içir penisine dölyolu tarafından «istekle sahip çıkıldığını» duyması gerekir. Döl yolu güçlü bir kavrayıcıdır. Bu verme ve alma işlemi her iki taraf da orgazma ulaşana dek sürmelidir.

Tags: , , , , , , , ,

SertleÅŸme ve BoÅŸalma

Cinsel Anatomi No Comments »

Erkeğin cinsel hareketinin en önemli ön şartı, erkeklik organının (penis) sertleşmesidir. Bu noktada erkek ve kadın birbirlerinden iyice farklılaşırlar. Penis, karnın alt kısmından çıkan ve ucu penisin baş kısmında son bulan bir deri ile örtülüdür. Penisin baş kısmı bir sümüksü tabaka ile kaplıdır ve içinde sayısız sinir uçları bulunur. Penis, damarlardan oluşan süngersi bir yapıya sahiptir, ortasından sidik borusu geçer.

Boşalma sırasında süngersi kısım toplardamar değil, atardamar kanı ile doludur. Onun için penis sertleştiği zaman ısınır ve nabzın atışı burada görülebilir. Böyle bir sertleşme üç etkenden dolayıdır:

1. Doğrudan doğruya penisin baş kısmına ve penisin çevresine yapılacak yumuşak uyarma hareketi beyne iletilir; bunun sonucunda bir refleks hareketi ile kan sünger dokuya akar, penisin sertleşmesini sağlar.

2. Duygusal heyecanlanma sonucu sertleşmede, doğrudan doğruya beyin sertleşme emrini verir. Bu durum yetişme çağındaki erkeklerde bölgesel uyarılmalardan daha çok görülür.

3. Sidik torbasının dolu olmasıyla refleks hareketi şeklinde görülen sertleşmelere sabah erken saatlerde rastlanır.

Cinsel heyecan sırasında sertleşme ile birlikte penisin kök kısmında, sağ ve sol taraflarda bulunan Cowper salgı bezleri kaygan bir sıvıyı -az miktarda saydam, alkalik bir sıvı- sidik borusuna salgılar. Bu sıvı penisin baş kısmını nemlendirir ve böylece penisin vajinaya girmesini kolaylaştırır. Alkalik salgı idrarın akmasıyla asitlenen sidik borusunu nötür hale getirir, böylece de asitlere karşı çok az dayanıklı olan tohum hücrelerinin buradan geçerken zarar görmemesini sağlar.

Salgılama, doğrudan doğruya uyarma, örneğin sertleşme sırasında penise dokunmakla artırılabildiği gibi, daha önce oluşan ruhsal ve cinsel heyecanlar sonucu da ortaya çıkabilir. Kısaca toparlamak gerekirse, sertleşme doğrudan doğruya penisin uyarılmasıyla olabilir; fakat bunun ardından ruhsal heyecan gelmediği sürece salgılama görülmez.

Cinsel alanda bilgisiz erkek bu salgılama olayını yanlış yorumlar, erken boşalma sanır ve bundan dolayı üzüntüye kapılır. Saçma bir şeydir bu. Kadınlar da penisin sertleşmesini cinsel arzuların belirtisi sanmamalıdır. Örneğin çok yorgun ve bitkin düşmüş bir erkek, doğrudan doğruya penisi uyarmakla, onun sertleşmesini sağlayabilir. Fakat Cowper salgı bezlerinin salgısı olmadığı için, cinsel ilişkiye karşı içinde tam bir istek duymaz. Böyle durumlarda penisin kuvvetli uyarılmalarında bile cinsel istek uyanmayacak, tam tersine acı duyulacaktır.

Sertleşme ve kaygan sıvının salgılanması, vajinaya girişi önceden hazırlarlar. Bunun ardından, sürtünmeyle artırılan heyecan son aşamadadır ve bir refleks hareketi ile boşalma olayı oluşur. Bu zorunlu bir reflekstir. Erkek istediği kadar denesin, bunu önleyemez veya yarıda kesemez. Şunu daima anımsamamız gerekir: Artan uyarılma sonucu boşalma, penisin doğrudan doğruya uyarılmasına değil, daha çok ruhsal uyarılmaya bağlıdır.

Örneğin erkeğin kendi kendini tatmin edişi bunu açıklar. Olağanüstü oranda meni stoku olan bir erkek, seri bölgesel uyarmalarla kendini şiddetle heyecanlandırabilir. Fakat başka bir durumda sadece aşk yaşantılarını akıldan geçirmekle de boşalabilir.

Tags: , , , , , , ,

Frengi (Sifiliz)

Cinsel Sorunlar Hastalıklar No Comments »

Frengi, “Treponema pallidum” adı verilen bir bakterinin (mikrop) neden olduÄŸu, cinsel yolla bulaÅŸan bir hastalıktır. Tedavi edilmediÄŸi takdirde, bu bakteri zaman içerisinde vücuda yayılarak birçok organda hasara neden olur.

Frengi en sık rastlanılan cinsel yolla bulaÅŸan hastalıklardan biridir. 1995 yılı, Dünya SaÄŸlık TeÅŸkilatı tahminlerine göre, her yıl yaklaşık 12 milyon kiÅŸi hastalığa yakalanmaktadır. Hastalık en sık Güney ve GüneydoÄŸu Asya’da görülmektedir. Son yıllarda Sovyetler BirliÄŸi’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan bağımsızlıklarını yeni kazanmış devletlerde de hastalığın giderek arttığı bildirilmektedir.

Hastalık; penis, vajina, anüs (makat) ya da ağız yolu ile bulaşır. Mikrobun saÄŸlam kiÅŸiye bulaÅŸmasından sonra ilk belirtiler 10 gün ile 3 ay içerisinde ortaya çıkar. Hastalıkta bir veya daha fazla sayıda, üstü açık, bir santimetre boyutlarında, sert, aÄŸrısız “ÅŸankır” adı verilen yaralar oluÅŸur. Bu yaralar, genelde bakterinin ilk bulaÅŸtığı cinsel organlar etrafında oluÅŸur. Mikrop daha sonra kan yolu ile bütün vücuda yayılır. Kasık ve boyun lenf bezleri ÅŸiÅŸebilir.

İster tedavi edilsin, ister edilmesin, frengi şankırı birkaç hafta içerisinde kendiliğinden kaybolur. Tedavi görmeden yaraların iyileşmesi, hastalığın iyileşmesi anlamına gelmez. Bu devrede tedavi edilmeyen hastalarda, hastalık ilerler.

Hastalık şankır döneminde tedavi edilmez ise, yaraların ortaya çıkışından itibaren 3-6 hafta içerisinde, ellerde, ayaklarda ve vücudun diğer kısımlarında kırmızılıklar (döküntüler) oluşur. Bu kırmızılıkların olduğu bölgelerde de bakteri bulunmaktadır.

Bakteri, fiziksel temas sonucu, bu bölgelerdeki yara, sıyrık gibi kısımlardan sağlam kişiye bulaşabilir. Döküntüler genellikle birkaç hafta ya da ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Döküntüleri ile birlikte; hafif ateş, yorgunluk, baş ağrısı, boğaz ağrısı gibi belirtiler de bulunabilir. Tedavi edilmeyen vakalarda dahi, bu belirtiler kendiliğinden kaybolabilir. Frenginin ikinci dönemi olarak bilinen bu dönem 1-2 yıl devam edebilir.

Gerek birinci, gerekse ikinci dönemde tedavi edilmeyen frengi vakalarının üçte birinde, hastalık, uzunca bir süre sessiz kaldıktan sonra daha ileri bir döneme gider. Bakteri, kalp, gözler, beyin, sinir sistemi, kemikler, eklemler başta olmak üzere vücudun birçok yerinde hasarlara neden olur. Bunun sonucu ruhsal bozukluklar, körlük, felçler ve ölüm meydana gelir.

Tedavi edilmeyen frengili gebe kadından, bakteri, hamilelik esnasında bebeÄŸe bulaÅŸabilir. Bulaşım riski %70 dolayındadır. Bu gebelerin ise yaklaşık %25′i, ölü doÄŸum ya da erken dönem bebek ölümü nedeni ile çocuklarını kaybederler.

Hastalık mikrobu kanda da bulunduğundan kan donörlerinde frengi testi yapılır. Test sonucu hastalık bulunduğu anlaşılırsa kan başkalarına verilmez. Kontrolsüz kan nakli ile hastalık sağlam kişiye bulaşabilir.

Frenginin ilk belirtileri, diğer bazı hastalıklarda da bulunabilir. Bu nedenle hastalık tanısı sadece doktor tarafından konulabilir. Doktor, yaralardan alacağı örnekte, mikroskop altında bakteriyi görebilir. Bunun yanında tanı koymaya yardımcı kan testleri de vardır. Ancak, ilk 3 ay testlerin yalancı negatif sonuç (mikrobu taşıdığı halde negatif sonuç çıkması) verebileceği de akılda tutulmalıdır.

Frengi, genellikle penisilin tedavisi ile kolayca iyileşir. Penisilin dozu ve uygulama şekli doktor tarafından belirleneceğinden, cinsel organları etrafında frengi şankırı olanlar, kendi kendilerine ilaç kullanmamalıdır. Tedavinin başlangıcından genellikle 24 saat sonra bulaştırıcılık kaybolur.

Nasıl Korunulur?

Cinsel ilişkide kondom kullanınız.

Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayınız.

Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayınız.

Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini belleğinizden çıkarmayınız.

Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorunuz.

Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırınız.

Tags: , , , , , , , , , , ,
Designed by NattyWP Wordpress Themes.
Images by desEXign.
 
Saglik Bilgileri Türkçe İçerikli Web Siteleri